10 Mart 2026

BREZİLYA 1 : RIO DE JANEIRO 07-12.02.2026

27 Ocakta Arjantın Buones Aires gezimiz ve  06 Şubattaki Igauzu rotamızdan sonra sıra geldi Rio' ya gitmeye.

 07 subat 2026,

 Sao paula aktarmali Rio de Janeıro 'ya geciş.  Uçağımız 14.50 deydi, Latam hava yollari hava sartlari nedeniyle tam 3 kez rotar yaptı. Hic böyle bir durum yaşamamıştık. Gecenin 20.30 unda Sao Paula ya uctuk, 2 sa surdu. Aktarmali ucus da ertesi sabah 08.30 a ertelenince, aksam Hilton a gidip bari uyuyoruz. 

08subat pazar
Sabah kahvaltı ve havaalanı servisi de vardı. Neyse ki ucuş oldu ve 1 saat sonra Rio daydık. Uber ile kalacağımız eve gidiyoruz. Yolda şeker dağı, uzaktan kurtarici İsa heykeli ve lagun manzarasini yakalıyoruz.  Copacabana plajının hemen arka güzel caddesinde, yine 1+1 ve cok yeni, güzel içi yesil bir ev , yeni tadilat geçirmiş galiba, çok şık. 
       Yılda 12 roman okuyan mahkumlarına 48 gün indirim uygulayan bir ülkeymiş, Brezilya.  Ama bir yandan da Dünyanın en tehlikeli ülkelerinden biri.  Çok değişik bir coğrafya burası. Kocaman. 200 Milyon insan yaşıyor. 
7.6 milyonu Rio da.
Tam adı ‘Sao Sebastiao Rio de Janerio’.  Kısaca Rio.. 
Rio’nun aktivitesi bol, plajları-sahilleri-sokakları bol,   gezilecek yerleri bol, lokal  takılacak yerleri bol. Para birimi Real, kabaca 1 Real = 8 Lira gibi , para birimi simgesi olarak $ kullaniyorlar. 
Rio’da toplu taşıma gelişmiş ve ucuz. Şehrin çoğu yerine metro gidiyor (kart aliyoruz)ve metronun ulaşamadığı yerlere de mutlaka otobüs (kredi karti geciyor) veya Uber var. 
Rio’nun sahil bölgesinin yıldızları Copacobana ve İpenema  plajları. Gündüz, hayat bu plajlar ve etrafında dönüyor. Bir de alışveriş ve yemek mekanları kalabalık.
Burda da merhaba Hola, tesekkurler de Obrigato en cok kullandığımız kelimeler bunlar oldu. um (1), dois (2), três (3), quatro (4), cinco (5),  şeklinde. Burada da kopek gezdiriciler var .
 Eski şehir merkezlerinden ise gece uzak durmak gerek, hava kararınca birden ıssızlaşıyor, tehlikeli olduğunu gelmeden biliyorduk. 
Copacobana, Ipanema ve Lebnon plajları Rio’nun sahil şeridinde sırayla dizilmiş üç plaj. Epeyce de polis var cevrede. Karnaval zamanı da olunca. 
Rio’lular sahili aktif kullanım konusunda muhteşemler. Gerçekten de genci yaşlısı sahilde ve her daim bir sporla meşguller.  Hatta sahil üzerinde büyük-yarı kapalı bir spor salonu var.  Voleybol ve tenis fileleri cok sık yapılmış ve kullanıyorlar. Sahilde duşlar sürekli akıyor. Kuma hortumlar uzatmış ve sık sık delmisler, çevresi ıslak kalıyor ve hem ayaklar yanmıyor hem de kum bulaşmıyor sanırım. Ayrıca şehirle sahil iç içe geçtiği için insanlar sahilden çıkıp şehirde bikiniyle gezinebiliyor. Bu açıdan da çok rahat bir şehir. Sadece Copacabana plajı 4km.
Copacabana, Ipanema ve Lebnon sahillerinin denizi  pek yüzülecek bir deniz değil. Aşırı dalgalı ve kocaman dalgaların ne zaman “şak” diye size toslayacağı belli olmuyor ama zevkli.   Üçü de halk plajı olduğu için giriş ücretsiz,  günlük şezlong ve şemsiye kiralayabiliyorsunuz. İpenema plaji karşında ve arka yolunda magazalar biraz daha canlı ve şık. Rio da kaldırımlar beyaz ve siyah mermer kesme taşlardan desenler olusturarak yapılmış. Sahilinkiler dalgalı desende.
Gelelim bu plajların akşamlarına. Gezici , arabalı barlar var. Milli içkisi, Caipirinha, Brezilya kökenli, ferahlatıcı bir kokteyl.  Şöyle hazırlanıyor, 1 adet misket limonu , 2 tatlı kaşığı esmer şeker ve 6 cl Cachaça (Brezilya romu)  Limon dilimlerini şekerle birlikte bardağın dibinde ezip, bol kırık buz ve Cachaça ekleyerek karıştırıyorlar. Seyyar barlar ne kadar sağlıklı bilemedik. Standlarda, canlı müzikli barlarda içenler coştukça coşuyor. Zaten cok sesliler. Renkli, allı pullu giysiler, tangalar, file çoraplar, bikiniler, bra lar ,erkeklerde tütüler muthiş..Her sey sarı/yeşil, bayrakları gibi. Tişört, bikini.. Elele abiler görüyoruz yada abla olanlarını 😊  LGBT ler de çok ve burada ve cok dikkatli bakip veya isaret edip rahatsiz etmeyin, hemen polise sikayet ediyorlar dediler.
Ipanema ve Lebnon bölgesi de aşağı yukarı Copacobana’yla aynı. 
Söylemeden geçmeyelim, bu plajlarda sürekli bir şeyler satılıyor, ama sürekli. Alkol, atıştırmalık, mayolar, bikiniler, takı , gözlük, terlik, havlu aklınıza ne gelirse. Yada sahil kenarında kaldırımda stand veya yerlerdeler;  aklınıza gelebilecek her türlü el ürünü var. Çok ucuz olmasa da.
Herkesin ayağında parmak arası, incecik tabanlı Havainas terlikler, her yerde de satılıyor. 
 Cıvıl cıvıl, çok güzel ve upuzun geniş bir sahil. Çift şeritli, bisiklet yollu yanyana iki büyük caddenin kumsal tarafini araç trafigine kapatmışlar. İnsanlar cadede, kumsalda her yerde. Yürüyen, koşan, kumsal voleybolu oynayan, güneşlenen, kumsaldaki barlarda oturanlar, kaldırımlarda kumsalda satıcılar, karnaval icin tütü giymis erkekler, metalik bikinili kızlar... Bu yürüyüşümüz tam bir cümbüş oldu. Çok renkli. Cogu kisi bikinili veya ustune hafif bisi almis geziyor.
Öğle yemegimizi yiyoruz. Tavuğu cok güzel soslamışlar, et de iyiydi. 
Sokakta evsizler çok, kartonlar üzerinde yatıyor, oturuyorlar, bazısının yanında pazar arabasında eşyası var, bazısının köpeği, bazısı ise sadece tişört/şort. Bu nasıl bir dünya. 
 Bel çantamızı alıyoruz, telefon ortalıkta pek kullanmıyoruz, çarpıp kaçıyorlarmış.
Kumsala  bir de sahne kurulmuş, giriş ücretli yapmislar, disardan müzik sahnenin bir bölümü görünüyor . Süslenen , festivale çıkmış sahil gece de renkli.
Burada her apartmanın altında garaji var. Garaj kapıları sinyal vererek yukarı dogru açılıyor.
09 subat
Sabah metroyla sehir merkezine gidiyoruz.
Rio de Janeiro'daki Metropolitan Katedrali (Catedral Metropolitana de São Sebastião), 1964-1979 yılları arasında inşa edilmiş, Maya piramitlerinden esinlenen modern, konik tasarımlı, 75 metre yüksekliğinde ve 106 metre çapında benzersiz bir yapı görüyoruz . Şehir merkezinde (Av. Chile, 245) bulunan katedral, devasa vitray pencereleriyle ünlü, dirt tarafinda,4adet ve 64m  ve 5.000 oturma kapasiteliymiş.
Theatro Municipale, belediye tiyatrosu; muhtesem yapı. Cinelândia Meydanı'nda.
1909'da açılmiş ve Brezilya ve Latin Amerika'nın en önemli gösteri mekanlarından biri.  Paris Opera Binasından esinlenilmiş.  Bazı sutunlarin basliklarini ve suslemeleri de sarı yaldızla boyamışlar. Ve binanın mimarisi çok güzel. Bahceysi cok şık ferforje demirlerle çevrelenmiş. Yaninday
Carlos Gomez in heykeli var.
  Çevresi de de 20. yüzyıl başı mimarisi bezeli önemli yapılarla çevrili. Tiyatronun hemen yanında ve karşısında Brezilya Ulusal Kütüphanesi, Güzel Sanatlar Ulusal Müzesi ve Rio de Janeiro Belediye Meclisi (Palácio Pedro Ernesto) gibi görkemli binalar bulunuyor.
Lapa Kemerleri , eskiden su kemeri olan yapı, şimdi Santa Teresa tepesine çıkan tramvayların geçişi için kullanılıyor. Oldukça uzun ve ayakta.
Celaron Merdiveni, buraya cok yakın.
Rio de Janeiro’yu ziyaret edenlerin es geçemeyeceği bir sanat eseri, Selaron’nun merdiveni. 1983 yılında adımını attığı bu ülkeye, 50 farklı ülke gezdikten sonra karar veren Şilili ressam ve seramik sanatçısı, 1990 yılında başyapıtım dediği eserine başlar ve bu eser kısa bir sürede dünyanın en orijinal merdiveni halini alır.
Convento de Santa Teresa semtindeki 215 basamak, 125 metre uzunluktan ve dünyanın dört bir tarafından getirilmiş iki binden fazla farklı fayanstan oluşan merdivene ilk başladığında, çok gülmüşler kendisine. Brezilya bayrağının renklerinden oluşan yeşil, mavi ve sarı fayanslar koyarak vakit geçirmek için başladığı bu iş, kısa bir süre sonra bir takıntı halini almış. Bütün hayatını bu merdivenlere adayarak bütün parasını bu esere harcamış. Hatta, bu esere devam edebilmek için yağlı boya tablolar yapıp sattığı da biliniyor.
 1977’den itibaren 25.000’den fazla hamile kadın resmeder ( Yıllar önce Jorge Selaron Şili diktatörlüğünden kaçar, 50 den fazla ülke gezerek Brezilya’ya gelir ve orada yaşamaya karar verir. O dönem arkasında hamile karısını bırakır ve kısa bir süre sonra karısının ve çocuğunun öldüğü haberini alır. Bu acı olay onun takıntılı bir şekilde eserlerinde hamile kadın resmetmesini açıklar. 1977’den itibaren sanatçı her gün zenci hamile kadın resmedeceğine yemin eder ve 10 yıl sonra o kadın bütün eserlerinde yer almaktadır. Ve 30 yıl sonra, bir yilda tam 365 hamile kadın resmetmiştir ve 300’den fazla fayans boyayarak hayatının başyapıtına koyar. 60 farklı ülkeden getirdiği iki binden fazla fayansı yapıtında kullanır. Şehri ziyarete gelen turistlere tablo ve kart postallarını satarken , her birinden kendisine ülkelerinden bir fayans göndermesini ister . Turkiyeden de seramikler var.  Bu yapıt değişik bir emek ve sanatın ürünü. Ve acıdır ki merdivenleri yakininda 2013 de ölü bulunmuş.  Yakıldı mı yoksa kendini mi yaktı, cinayet mi intihar mı tartışmalari var.
Şimdi birşeyler yeme zamanı,
Botafago da Olivia Restaurant, açık büfe ve tabagimizi taratarak fiyat aliyor. Güzel, temiz,lezzetli, özellikle et söz konusu olunca, fiyat makuldu. Ünlü Feijoada' larini da tadiyoruz, etli tencere yemeği, sadece etten oluşan güveç gibi, güzeldi.
Yağmur başladı, çiselemeydi ama dindi diye çıkıp metro ile İpenema ya gidecektik ki yine başladı, ciddi yağıyor bu kez .
10Şubat Salı
Kurtarıcı İsa Heykeli – Cristo Redentor
Rio de Janerio’nun tepesinden kollarını açan bu İsa Heykeli Rio’nun en büyük simgesi.  Corcovada Dağı’nda ve dünyanın en geniş heykeli. Yüksekliği de 30 metre ve şu an itibariyle de Dünyanın yeni 7 harikasından biri. Uzun yıllar Portekiz boyundurluğunda bulunan Brezilya’nın özgürlüğünü ilan etmesinin yüzüncü yılında yapılmış. Buraya gitmek için merkezden minibüse ( bilet onceden alınmalı) binebilisiniz yada taxi ile gidilebilr, biz Uber çağırdık, inince bilet kuyrugu, sonra tren kuyrugu, neyse ki 15' da geliyor trenler.
Tren ile orman içi hafif rampadan yemyesil tırmanma başlıyor.
Bu arada, dunyanin en buyuk şehir ormanlarından Tujika' nın da içindeyiz. Ormanda bir yürüyüş parkuru da varmış.
 Ağaçların gövdelerinde yetişmiş kocaman meyveler var, Durian mış.
Trenden sonra merdivenlerle veya asansör ve yuruyen merdivenle, devasa İsanin ayakları dibindeyiz. Kalabalık, İsa cok genç, kollarini açmış ve buradan Rio manzarası harika.
Bu arada bu meşhur İsa Heykelinin ön tarafı şehrin zengin kısımlarına arka tarafı ise ‘varoş’ olarak bilinen favelalara bakıyor. Bazı favela insanları bunu ‘İsa kollarını zenginlere açarken fakirlere sırtını döner’ olarak yorumluyormuş. Rio ayaklarımız altında.
Gelelim karşı ki tepelere:  İsa Heykeli’nin bulunduğu tepenin hemen karşısında Rio’nun bir başka meşhur tepesi ‘Sugar Loaf’ var. Burası da Rio’nun ikiz tepelerı olarak geçiyor ve Corcovada tepesiyle birlikte Rio’yu en iyi görebileceğiniz manzara burada. Adı üstünde iki tepeden oluşuyor. Önce ‘Marro du Urca’ dağına teleferik ile çıkıyorsunuz ve bir diğer bağlantıyla da ‘Sugar Loaf’a ulaşıyorsunuz. Sugar Loaf' ı gezimiz boyunca pek cok yerden, özellikle de sahilden gördük, yağışlı günlerde başı dumanlı görüntüsüyle değişik , volkanik bir dağ.
Sadece Rio’da 600 tane favela yerleşimi varmış ve yaklaşık  şehrin yüzde 30’u favela kısmında yaşıyor. Gecekondu diyelim. Buralara girip, gezmek oldukça tehlikeli . Ancak yerel bir rehberle gezebilenler var ama boyle tehlikeli bir maceraya gerek yok. 
Santa Terasa ya taxi ile gidiyoruz.  1877'deki açılışından bu yana (2011-15 yılları arasındaki bir ara hariç) kesintisiz olarak çalışan bu hat, dünyanın en eski sokak demiryolu hatlarından biri. 1896'dan beri elektrikle çalışıyor ve tüm Latin Amerika'nın en eski elektrikli demiryolu. Tarihi merkezi Santa Terasa ya bağliyor. Sıra cok, 3_4 saati bulacak bu yuzden şehrin bu yönünü de taxi ile panoramik olarak gezmiş olduk.
Sonra yürüyerek yeniden Selaron Merdivenleri ve Botafago alisveris merkezinde Oliva ya gidiyoruz. Selaron merdivenlerine geçen defa erkenden gitmistik, hava da çiseliyordu, bu kadar kalabalık değildi. Adeta turistten merdeivenler görülmüyor. Yan kısımdaki eğimli bölümler ve basamaklara da çıkıyor, tırmanıyor insanlar. Ve seramikler biraz zarar görmüş. Uzuluyor insan.
Aksamyustu yürüyüşünde plaj yine cok güzeldi, güneşlenmek, yürümek ve oturup izlemek, doyumsuz. 
Metro, otobüs, uber ve yürüyüş hepsini kullandık bu şehirde. 
Biraz da yorgunum artık, erken yatmaca.
Yarın Sao Paula ya uçağımız var .
12 şubat perşembe 
Evin çıkışını 14.00 e dek uzatıyoruz .
Çok iyi oldu, çamaşır, toparlanma, son bir copacabana ve çarşı gezisi, sonra yoldayız.